• DOLAR
    %-0,01
  • EURO
    %-0,08
  • ALTIN
    %0,03
  • BIST
    %1,05
ALZHEİMER BELİRTİLERİNİ HAFİFE ALMAYIN

ALZHEİMER BELİRTİLERİNİ HAFİFE ALMAYIN

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus oranı hızla artmakta olduğu, buna bağlı olarak yaşlı nüfusta görülen hastalıkların görülme oranlarının da yükseldiği, Halk arasında bunama olarak adlandırılan demans daima yaşlanmaya eşlik etmese de sıklığı yaş ilerledikçe artmakta ve birçok nedeninin bulunduğu ve Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedeni olduğu bildirildi.

Alzheimer hastalığı yaşlanmanın doğal bir sonucu değil, hastalığın her aşamasında hasta ve hastaya bakım veren için fayda sağlayacak bir şeyler yapmanın mümkün olduğu belirtildi.

Yozgat Şehir Hastanesi Nöroloji Hekimi Uz. Dr. Onur Bulut, ’21 Eylül Dünya Alzheimer Günü ve Alzheimer Farkındalık Ayı’ dolayısıyla bilgilendirmede bulundu.

Dr. Bulut, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus oranı hızla artmakta ve buna bağlı olarak yaşlı nüfusta görülen hastalıkların görülme oranları da yükselmektedir. Halk arasında bunama olarak adlandırılan demans daima yaşlanmaya eşlik etmese de sıklığı yaş ilerledikçe artmakta ve birçok nedeni bulunmaktadır. Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir” dedi.

Nöroloji Hekimi Uz. Dr. Onur Bulut, açıklamasında şunları kaydetti.

“Alzheimer hastalığı, 65 yaşın üzerindeki kişilerde % 3-11, 85 yaşın üzerinde ise % 20-47 oranında görülmektedir. 65 ile 85 yaşları arasında hastalığın görülme sıklığı her beş yılda bir iki katına çıkmaktadır. Hastalık genellikle sporadiktir fakat hastaların %5’inde genetik bir sebep bulunabilir.

Dünya sağlık örgütü verilerine göre tüm dünyada yaklaşık 55 milyon demans hastası bulunmakta ve bu sayının 2030’da 78 milyona ve 2050’de ise 139 milyona çıkması beklenmektedir. Türkiye’de 600 binden fazla Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle Alzheimer hastalığı ve diğer demans nedenleri küresel bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir.

Bellekte bozulma tipik olarak Alzheimer hastalığının ilk belirtisidir. Bellek bozukluğu ilerledikçe hastanın mekân ve zaman algısı da bozulur. Hastalığın ilerleyen evrelerinde lisan, hesaplama yapma, görsel-uzaysal oryantasyon, davranış ve kişilik gibi yüksek bilişsel işlevlerde bozulmalar olur. Bu nedenlerle; kelime bulmada zorluk, duraksayarak konuşma, cümle kurmada sorunlar, cümle yapısında bozulma, konuşulanları anlamama, kaybolma, anksiyete, depresyon, iştah ve uyku problemleri, halüsinasyonlar, yardımsız giyinememe gibi semptomlar ortaya çıkar. Son aşamada hasta iletişimi tamamen bozulmuş, günlük yaşam aktivitelerini yapamaz ve bakıma muhtaç hale gelir.

Hastalığın kanıtlanmış kesin bir tedavisi olmamakla birlikte mevcut tedaviler ile hastanın fonksiyonlarının daha uzun süre korunması, hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması ve birtakım bulguların şiddetinin azaltılmasına çalışılmaktadır.

Hastalığın her ne kadar en önemli risk faktörü olan ileri yaş değiştirilebilir bir neden olmasa da sağlıklı beslenme, sigara ve alkolden uzak durma, zihinsel ve fiziksel egzersiz, stresten kaçınma, sosyalleşme ile diğer risk faktörleri azaltılabilir. Küresel bir halk sağlığı sorunu olarak görülen Alzheimer hastalığı için farkındalık oluşturmak ve bu sayede erken teşhisi sağlamak amacıyla tüm dünyada 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak kabul edilmiştir.

Unutmamak gerekir ki Alzheimer hastalığı yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Hastalığın her aşamasında hasta ve hastaya bakım veren için fayda sağlayacak bir şeyler yapmak mümkündür.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM